The Banality of Evil



Başlıktaki kavram 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri olan Hannah Arendt tarafından ortaya atılmıştır. Arendt bu konuyu, Nazi Almanyası’nda üst düzey “geheime-staat-polizei" larından biri olan Adolf Eichmann’ın İsrail’deki yargılanma sürecini izledikten sonra “Eichmann In Jerusalem" kitabında ele almıştır. Bu kavrama göre; katliamlar, soykırımlar, orantısız şiddet uygulayan insanlar sanıldığının aksine cani psikopatlar değil de, kendisini emri altında tutan otoritenin istediği şekilde hareket eden ve otoritenin dediklerini kayıtsız şartsız "NORMAL" olduğunu sanan sıradan, sorgulamayan, hatta biraz da saf insanlardır.

Ayşe Arman’ın 3-4 polisle yaptığı şu röportaj, yurdum polisinin bu kavramı nasıl da seve seve özümsediğini gözler önüne seriyor… Canan Bozkurt’un konuya ilişkin şuradaki harika yazısını da okumanızı öneririm. 

Kötülüğü ortaya çıkartan sen olmayabilirsin, bu kötülüğün “KÖTÜLÜK" olduğu gerçeğini değiştirmez. Sorgulamak, vicdan muhakemesi yapmak, eleştirmek ve reddetmek ise bir insanlık görevidir. 

Hiç yorum yok: